Kıbrıs’ta Bisikletle Ulaşım – Velesbit

"Hayat bisiklete binmek gibidir. Dengede kalmak için, hareket etmeye devam etmen gerekir." — Albert Einstein

Kıbrıs’ta bisiklet özellikle 1950-1958 yılları arasında yaygın bir ulaşım aracı olarak kullanılmaktaydı. Geçmişten günümüze gerek altyapı eksikliği gerekse motorlu araç kullanımının yaygınlaşması bisiklet kullanımını hem azalttı hem de dikkatsiz sürücüler ve yol şartları bisiklet sürmeyi tehlikeli bir noktaya getirdi. Halk arasında "velesbit" ya da "belesbit" olarak anılan bisiklet, 200 yıl önce Fransa’da doğan ve bugün dünyanın birçok yerinde halen yaygın olarak kullanılan bir araçtır. Bisiklet özellikle şehir içinde kısa mesafeleri gitmek için de daha kullanışlıdır ve park sorunu yaşanan ülkemizde bisiklet kullanmak avantajlıdır.

Adamızda bisiklet kullanımının yaygınlaşması için son zamanlarda birçok inisiyatif başlatılmış, belediyeler yeni bisiklet yolları yapmış, çeşitli aktiviteler ve kampanyalar düzenlenmiştir fakat bisiklet dostu bir Kıbrıs için bu çalışmaların yerel otoriteler tarafından desteklenmesi, bisiklet yollarının ve bisiklet kullanımı için farkındalığın artırılması gerekmektedir.

Velesbitin güzellikleri

  • Çevre ve doğa dostudur
  • Trafik sorununa en iyi çözümlerinden biridir, park sorunu yoktur
  • Sürüşü keyiflidir
  • Özgüveni artırır
  • Stresten uzaklaşmanın en iyi yollarından biridir
  • Zinde kalmayı sağlar, sağlıklıdır.

Özellikle birçok bisiklet kullanıcısının gittikleri rotaları çizdikleri ve paylaşımlar yaptıkları uygulamalar adamızda da kullanılmaktadır. Bu uygulamalardan birçok güzergahı bulabileceğiniz ve paylaşımlar yapabileceğiniz platformlar şu şekildedir:

  • BikeMap: Bu platforma kaydolup çeşitli rotaları görebilir, indirebilir ve kendi rotalarınızı ekleyebilirsiniz. bikemap.net
  • Wikiloc: Dış aktivite rotalarının (yürüyüş, bisiklet vb.) paylaşıldığı ve keşfedildiği bir yerdir. Bisiklet rotalarını görüntüleyin; Dağ bisikleti rotalarını görüntüleyin.
  • Kuzey Kıbrıs Bisiklet Rotaları (Facebook): Dr. Kandemir Berova’nın açtığı bu sayfanın amacı, adayı farklı bir gözle görmek isteyenlere yardımcı olmak ve bisiklet kültürünü yaygınlaştırmaktır. facebook.com/ncycycling

Ayrıca Lefkoşa’da başlatılmış olan, engelsiz ve sınırsız bir Kıbrıs için pedal çeviren inisiyatifler de bulunmaktadır. Ailece bisiklet sürmek, engelsiz bisiklet turlarına çıkmak veya bisiklet kiralamak için bu inisiyatiflerle iletişime geçebilirsiniz:

Ayrıca her yıl Bisiklet Federasyonu "Uluslararası Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu" düzenlemektedir. Bu tur ile ilgili detaylı bilgiye tur hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.


Eski Lefkoşa’nın Velesbit ve Velesbitçileri

Poli – Dr. Turhan Korun

1960’a kadar ağırlıklı olarak 1950-1958 yılları arasında velesbit yaygın bir ulaşım aracı idi.

Hemen hemen memuriyete başlayan, polis yazılıp polis olanlar ilk aylıklarını aldıkları zaman, ilk yaptıkları alışveriş velesbit almak olurdu. Erkek, kadın, çocuk ve ihtiyarlar hemen hemen herkes bir velesbit sahibi idi. İşe, çarşıya, daireye vs. gitme ve gelme velesbit sayesinde olurdu. Memurların çalıştığı dairelerde bisikletler için park yeri yapılırdı. Bu şekilde bisiklet yerlerinin dışında daire avluları yeşil alan ve bahçe gibi kullanılırdı.

Velesbit kullananlar, diğer motorlu araç kullananlar gibi trafik kurallarına mutlaka uyarlardı. Dört yol ortasında DUR-HALK yazan kavşaklarında velesbit kullananlar velesbitten inenler ve trafik akışı uygun olduğu zaman tekrardan biner gidecekleri yere devam ederlerdi.

Tek yol olan yollarda bisiklet sürmek tabiî ki yasaktı. Bu yasağı işleyenler, tek yolda bisiklet kullananlar eğer yaşları büyükse polis tarafından rapor edilirdi. Mahkemeye sevk edilir ceza alırlardı. Eğer bu suçu işleyen bir çocuk ise polis bisikletin lastiklerindeki havayı boşaltır bu şekilde cezalandırırdı. Geceleri velesbitin lambası mutlaka çalışır vaziyette olmalıydı. Velesbitin stopları bakımlı ve çalışır olmalıydı. Yolda diğer vasıtalar gibi velesbit de mutlaka yolun solunda sürülürdü. Aksi halde polis yakalarsa rapor edilirdi.

Şimdilerde velesbitlere artık bisiklet olarak ad veriyoruz. Gece ışıksız sürenler, sağdan gidenler, tek yol ters yönde sürenler gırla gitsin. Ne arayan var ne de soran. Trafikle ilgili konuşanlar, ahkam kesenler, yolların yapısını konuşurlar, süratten bahsederek ve yalnız motorlu araçlara dikkat çekerler. Ama bisikletlilerin trafik kurallarına uymamalarında ne polis ilgilenir ne de kamuoyu. Polis elindeki radar ile çalıların arasında pusuya yatır. Av bekler. Ama gözünün önünden geçen suç işleyen bisikletli ile hiç ilgilenmez.

Geçmişte en gözde olan bisiklet markası Rally idi. Çeşitli renkleri olmakla beraber en yaygın renk yeşildi. Bu bisikletleri Dikran Uzunyan isimli bir Ermeni tüccar ithal ederdi. Şimdiki Lokmacı Barikatı’nda Türk ve Rum kontrol noktaları arkasındaki yeni restore edilmiş dükkanlar satış yeri idi. Normal bisiklet, yarı spor, kadın ve çocuk bisikletleri satardı. Bisiklet alacak olan başlangıçta iki Kıbrıs Lirası peşinat verip her ay bir lira taksitle velesbit alabilirdi. Genellikle kefil istenmez itimada dayalı bir alışveriş yapılırdı.

Saray Otel’in inşa edilmeden önceki yerinde eskiden sıra sıra dükkanlar vardı. Bu dükkanların Evkaf Dairesi’ne bakan köşesinde Velesbitci Şakir vardı. Velesbitci Şakir iki dükkanı yan yana kullanırdı. Bir tarafında bisiklet tamiri yaparken, diğer tarafında da bisiklet satardı. Sattığı bisiklet markası Hercules’di. Hatırladığım kadarıyla bu bisikletler yarı spordu. Yarı spor bisikletlerin dümeni düz değil eğri bir modeldi. Renkleri genellikle yeşildi. Velesbitçi Şakir, bisikletçilik yanında çok sosyal bir kişiliğe sahipti. Sporla ilgilenirdi. Bugünkü Gençlik Gücü’nü kuran kişidir. Gençlik Gücü’nün ilk lokali Dr. Küçük’ün kliniğinin karşısında, Aşçı İsmail Dayı’nın dükkanı ile Arap Muhammet’in evinin arasındaki sonradan Kuşo’nun Kahvesi olan dükkanın üstündeydi.

Şakir Bey’in dükkanından sonra Berber İsmail’in dükkanı ve onun yanında bir kahvehane vardı. İşte bu kahvenin yanında Hasan Fahri Uzman’ın her şeyi satan bir ticarethanesi vardı. Ama en çok Kıbrıslıların kışın üniforması olan pardüsü satardı. Dükkanında sıra sıra yeni bisikletlerin de olduğunu hatırlarım. Fahri Uzman’ın bisikletleri piyasada olanlardan daha değişikti. Markasını hatırlamıyorum. Renklerinin gümüş ve nikel olduğunu hatırlarım. Diğer marka bisikletlere göre daha büyük, alımlı ve sağlam bir görüntüsü vardı. Sellası kaliteli gönden yapılmış, arka çamurluğun üzerindeki arkalıkta sustalı bir düzenek vardı. Bu arkalık alınan bir eşyanın taşınmasına yarardı.

Hasan Fahri Uzman gözü gönlü tok bir işadamıydı. Rumlar ve özellikle Türkler müşterisiydi. Çok yaygın bir biçimde sattığı pardüsüleri taksitle satar ama veresiye defteri tutmazdı. Onun için fakir fukara öncelikli müşterileriydi. Ayda 10 şilin, 5 şilin taksitle çoğuna pardüsü satmıştır. Benim bugünkü değerlendirmeme göre çoğu eski Lefkoşalılar Hasan Fahri Uzman’a borçlu idiler.

Diğer bir bisiklet ithalatçısı Sefa Tevfik’di. Dükkanı Tingilidis Sokağı ile Asmaaltı Sokağı’nın başladığı köşedeki dükkanın yanındaki küçük dükkandı. Getirdiği bisikletin markası Sun’dı. Sun bisikletlerini yine Tingilidis Sokak’taki Bisikletçi Ahmet kurardı. Safa Tevfik, Sun bisikletlerinin yanında "Merzt" marka radyo da ithal ederdi. Zaman içerisinde Sefa Tevfik işini tasfiye etmiş ve Türkiye’ye yerleşmişti. Velesbitçi Ahmet ise dükkanını Kumarcılar Hanı’ndaki Yoğurtçu Galadari’nin yanına aktarmıştı.

Hayatımızda büyük yer tutan bisiklet özellikle 19 Mayıs kutlamalarında da bir spor dalı olarak yer almakta idi. Eskiden 19 Mayıs kutlamaları atletizm ağırlıklı yarışlarla, jimnastik, çeşitli koşular ve bisiklet koşuları yapılarak kutlanırdı. Bisiklet koşuları, Cirit Hisarı’ndan başlar, Girne eski yolu üzerindeki 9 mile kadar gidilip gelinirdi. Bu organizasyon Kıbrıs Türk Lisesi tarafından tertiplenirdi. Hocalarımız Reşat Süleyman Ebeoğlu, Yusuf Salih (Kara Yusuf) ve sonradan Kubilay Rauf Beliğ tertip komitesindeydiler. 19 Mayıs o zamanlar hamasi nutuk atma yeri değil spor yarışmalarının öncelikli olduğu törenlerdi.

Bisiklet yük taşıma aracı olarak da kullanılırdı. Üç tekerlekli bisikletler, bisikletin önünde yük taşımak için demirden yapılmış düzenekli bisikletler vardı. Bisikletin arkasına, zemini tahtadan kenarları demirden iki tekerlek üzerine oturan bir yapı monte edilirdi. Bu şekilde üzerinde yük taşınırdı. Buzcu Enver dayı çok uzun yıllar 3 tekerlekli bisikleti ile evlere kahvelere kalıp kalıp buz servisi yapardı. Bu buz servisi elektrikli buzdolaplarının yaygınlaşmasına kadar devam etti.

Önünde yük taşımalı özel yük bisikletleri 1956’dan sonra Türk toplumunda sandöviç gibi hazır yemek alışkanlığının yerleşmesi ile bu bisikletlerin yük taşıma yerine ahşap ve camlı dolap monte edilirdi. Anibal, Şehit Vasit ve Hamis Hudari sandöviççiliğe bu şekilde başladılar. Yine üç tekerlekli bisikletle çörek satan ismi yine Enver olan bir çörekçi bildiklerim arasındadır. Yük taşıyan bu bisikletlerin bazıları da iki tekerlekten oluşurdu.

Renkli bir sima olan Küçükkaymaklı’lı Yoğurtçu Musa Dayı şişman gövdesi ile üç tekerlekli bisikletle kışın yoğurt, yazın hem yoğurt hem de ayran satardı. Musa Dayı, Küçükkaymaklı’dan yola çıkar, Samanbahça’ya gelişi ile "Otuz iki dişinizi trampet çaldırır" diye çok yüksek oktavda zil sesi gibi ses çıkararak satış yapardı. Çoğu zaman Musa Dayı mahallede uyuyanları uyandırır etrafına toplar bol bol ayran ve yoğurt satışı yapardı.

Bisikletin bu kadar yaygın olduğu o günlerde haliyle paralel olarak bir sektör doğurmuştu, bu da velesbitçilikti. Bisikletlerin patlayan lastiklerini yapıştırma, yıpranmış lastiklerin yerine yenisini takma, kopan zincirleri tamir etme ve bisikletin gevşeyen ve ses çıkaran vidalarını sıkıştırma yaptıkları işler arasında idi. Tabii en önemli yaptıkları iş "Ebisgevi" denen bisikleti toptan servis yapmaydı. Tanınmış bisiklet tamircileri Girne Caddesi’nde şimdiki Umut Lokantası’nın karşısında Beyaz Ahmet’in Dükkanı’nda Kemal Köse ve kardeşi Salih birlikte bu işi yaparlardı. İlk defa motorlu hava makinesine sahip olanlardandı. Boşalan lastiklere bir kuruşa hava doldururlardı. Mahalleli çocuklardan para almaz, meraklı iş yaparlardı.

Şimdiki Finansbank’ın karşısında yeni dükkanlar yapılmadan önce küçük bir dükkanda Kara Mehmet vardı. Uzunyan’ın yanında uzun zaman çalıştığı sonradan kendi dükkanını açtığı söylenirdi.

Polis Sokağı’nda, Yoğurtçu İsmail Dayı’nın boşalttığı dükkanda Hüseyin Altay motor tamiri ve kiralaması yaparken tanıdıkların da bisikletlerini hatır için tamir ederdi. Hüseyin Dayı komşumuzdu. Çok hatır sayardı. En büyük özelliği ve severek yaptığı bisiklet boyaması idi. Bütün bir bisikleti bozar parçalara ayırır boyasını çıkartır ve yeniden boyardı. Bisiklet üzerine ince süs çizgilerini ince bir fırça ile yaldız boya ile aslı gibi çizer boyar ve cilalardı. Boya işini motorla boya püskürterek yapardı. Bana çok bisiklet boyadı. Her defasında aynı bisikleti değişik renklerle boyar hiç para almazdı.

Hüseyin Dayı’nın kardeşi ise Fellahlar Sokağı’nda bisikletçilik yapardı. O zamana göre yeni nesil bisikletçi Yoğurtçu Şahuri’nin oğlu idi. Dükkanı Kuruçeşme’de polis onbaşısı Sururi’nin evinin karşısında idi. Sonradan o da motor tamirciliğine geçti.

Köse’nin Salih sonradan kardeşinden ayrılmış Asmaaltı Sokağı’nda Kebabçı Osman’ın karşısına dükkan açmıştı. Kemal Köse ise yanılmıyorsam dükkanını önce Sarayönü’ne aktarmış en sonunda da Tekkebahçası’nın arkasındaki sokağa geçmişti. Salih Köse sonradan Londra’ya göçtü.

Günümüzde az da olsa bisiklet sürme alışkanlığı canlanmaya başlıyor. Sağlıklı yaşam için bisiklet sürme turları az da olsa zaman zaman yapılıyor. Eskisi gibi bisiklet kullanımı yaygınlaşır mı? Yaygınlaşırsa acaba velesbitçilik tekrardan bir iş kolu olarak canlanır mı? Bunu zaman gösterecek.


Bisiklet Paylaşımı (2026)

Kıbrıs Cumhuriyeti’nde nextbike Cyprus bisiklet paylaşım sistemi iki şehirde hizmet vermektedir:

  • Limasol: 2012’den beri; şehir genelinde 22 istasyon ve yaklaşık 170 bisiklet.
  • Lefkoşa: Lefkoşa, Strovolos, Agios Dometios, Engomi ve Aglantzia belediyelerini kapsayan SmartBike ağı.

Kiralama uygulama üzerinden yapılır; tek hesapla dört bisiklete kadar kiralanabilir. İstasyonlar ve güncel ücretler: nextbike.com.cy

Limasol, paylaşımlı ulaşımın toplu taşımayla bütünleştirilmesini hedefleyen AB SUM projesinin dört öncü kentinden biridir (Amsterdam, Münih ve Tampere ile birlikte). Adanın kuzeyinde ise hâlâ kamusal bir bisiklet paylaşım sistemi bulunmamaktadır; bisiklet kiralamak için yerel dükkânlara başvurulabilir.

Son güncelleme: Temmuz 2026